• Merve Köken

Drakula Avı

Açıkça söylemem gerekirse Bram Stoker, Hitler gibi Mussolini gibi Sırp kasabı Mladiç gibi ruh hastası canileri tanıyacak kadar yaşayabilseydi Vlad Tepeş’in esamesi okunmazdı.

Çocukluğunda masal dinlemeyen yoktur herhâlde. Bana kalırsa her çocuğun edebiyatla tanışması masalın gizemli dünyası sayesinde olmuştur. Bazen Keloğlan’ın,bazen bir devin, bazen bir prensesin sayesinde fantastik dünyalara atmışızdır kendimizi. Çocuk ruhumuzdaki merak duygusu ile Kaf Dağı’nın ardındaki mucizeyi arayıp durmuşuzdur. Bu merak duygusu kimileri için yaş büyüdükçe daha yoğun fantastik bir dünyanın kapılarını aralar. Bu dünyaya mitolojik kahramanlar, karanlık yüzler eklenerek masalsı dünya yerini daha farklı bir boyuta bırakır. Korku hikâyeleri geceleri ürpertici olsa da bu gizem ve tüyler ürperten detaylar dikkat çekiciliğini belli bir kesim için her zaman korur. İşte bu gizem bu sefer benim gezimin odak noktası oldu ve ürkütücü bir karakter gezime yön verdi. Bu nedenle Bram Stoker’ın pek çok kez sinemaya da uyarlanan ikonik karakteri Drakula’nın esinlenildiği düşünülen Vlad Tepeş’in topraklarına yani Transilvanya’ya ayak basmak için soluğu Bükreş’te aldım. Rotamı çizdim ve yepyeni bir macera için Bükreş’e gittim.