• Ufuk Aykol

Bunu Herkes Bilir

Emrah Safa Gürkan kitabına Bunu Herkes Bilir adını vermiş olabilir ama okudukça şunu görüyoruz ki aslında bunları herkes bilmez.

Emrah Safa Gürkan’ın “tarihteki yanlış sorulara doğru cevaplar” verdiği son kitabı Bunu Herkes Bilir, ilk baskısını Ocak 2020’de yapmıştı. 3. baskısını da Mart ayında yapan kitap çok satanlar listesinde de zirveye oynadı. Böylece Gürkan amaçladığı “popüler olanın kötü olmak zorunda olmadığı” savından daha fazlasını ispat etmiş oldu: Popüler olan ufuk açıcı da olabilir!

Akademik bir kaygının olmadığı akıcı ve sohbet üslubunda yazılan bu kitap, 13 bölümden ve sonunda çok dilli bir “Seçme Kaynakça” kısmından oluşuyor. Akademik bir kaygının olmaması gayri ilmî olduğu anlamına gelmiyor elbette. Hitap ettiği kitle bakımından bir akademik kaygısı yok kitabın evet, ancak bir akademisyenin verebileceği reflekslere de sahip.


Bunu Herkes Bilir’in en büyük handikabı, insanlar tarafından okunmadan önce “Olmaz Öyle Saçma Tarih” programının kitaplaştırılmış versiyonu sanılması. Evet, eğer programı izlemişseniz bazı kısımlar size hatırlatıcı gelebilir ancak bu kitap bundan çok daha fazlası. Hatta lisans seviyesinde ve tarihçi olan öğrencilere bir “düşünme metodolojisi” de öğretiyor. Belki kitabın yazılış amaçlarından biri bu değildi ancak bunu da kitabın farkındalık yarattığı hususların arasına katabiliriz: “Tarihçinin işi önce kanıt aramak, sonra tahmin etmektir.” (s. 33)


“Norveç’te bir vatandaş kitaba yıllık ortalama 137, Almanya’da ise 122 dolar harcarken, dünyaya bedel bir Türk ise 25 cent gibi komik bir miktarı kitaba ayırmakta. Bir başka veri de Türkiye İstatistik Kurumu’ndan (TÜİK) gelsin. İlim irfana doyamayan milletimizin ihtiyaç listesinde kitap kaçıncı sırada dersiniz? 235, yazıyla ikiyüzotuzbeş.” (s. 79) Türk halkının kitap okumadı aşikâr. Zaten öğrencilerin dahi okuduğunu anlama oranın düşük olduğu da istatistiklerle malum. Fakat Türkiye’de kitaba harcanan parayı, ekonomik anlamda daha refah bir hayatın yaşandığı Almanya ve Norveç ile karşılaştırma ile beraber Türkiye’nin ekonomik sıkletindeki bir ülke ile de karşılaştırmak iyi olurdu diye düşünüyorum. Çünkü bir doktora öğrencisi olarak ben bile bir kitaba para vermeden önce yüzlerce kez düşünüyorum. Eğer kütüphaneden erişebiliyorsam ve fotoğrafını çekebiliyorsam kitabı almıyorum. Okuyacağım romanları da Hacettepe Üniversitesi’nin kütüphanesinden ödünç alıyorum.


Kitabın 150-151. sayfalarında Gürkan’ın belki de olduğundan daha da kısa şekilde naklettiği Filistinli siyaset bilimci ile olan kavgasını fazlasıyla merak ettiğimi söyleyebilirim. İçtenlikle söylemem gerekir ki Filistinli siyaset bilimcinin dayak yememiş olmasına üzüldüm. Bir de alternatif tarih arayışları içinde olan veyahut “Viyana’yı fethetme” fantezisinde olanlara da ayrı bir başlık açılmasına şaşırdığımı söylemeliyim. Fakat zaten en başta Gürkan “yanlış sorular” diyerek okuyucuyu uyarıyordu. “Viyana’yı alsak ne olurdu?” gibi yanlış bir soruyu da atlaması olmazdı. Burada hocanın verdiği cevabı özetleyerek “spoiler” vermek istemem, merak edenler sayfa 169-190 arasında bölümü bulabilirler.


Kitaptaki görseller okuyucuya bahsi geçen konuları zihinlerinde canlandırma imkânı veriyor. Bu açıdan fazlasıyla amacını yerine getiriyor. Fakat görsellerdeki bilgilerin hepsinin Türkçe olması daha faydalı olurdu, diye düşünmeden edemiyor insan. Fas Kıyıları ve Norveç Denizi haritaları Türkçe ancak Don-Volga Kanalı’na dair olan harita İspanyolca. Hatta baskıda iyi de çıkmadığından nerenin kara nerenin deniz olduğu da pek anlaşılamıyor. Kolomb Mübadelesi’ndeki harita da İngilizce ama açıklama kısmında zaten her şey izah edilmiş. Fakat Afrika’nın paylaşılması haritasındaki renklerin ne anlama geldiğini küçük yazılardan anlayabilmek mümkün değil. Sadece paylaşıldığını anlayabiliyoruz.


Son olarak söylemek gerekiyor ki Emrah Safa Gürkan’ın kitabı sadece okuyucuya “doğru cevaplar” vermekle kalmıyor ve tarihî bir olguya nasıl analitik yaklaşılması gerektiğini de mizahi bir zekâ ile anlatıyor.


Ufuk Aykol

(212) 526 16 15 / 527 50 32

Divanyolu Cad. No:14

Sultanahmet / İstanbul